Haziran 2008 içindeki 88 yayından en yeni 34 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Haziran 2008 içindeki 88 yayından en yeni 34 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

30 Haziran 2008

Cem Yılmaz'ı Kurtlar Vadisi'ne transfer ederdim.

Hasan Kaçan, Cem Yılmaz'ın Arog filmindeki ekipte yer alıyor. Boğulma tehlikesi geçirmiş sette. Geçmiş olsun…

Hasan aynı zamanda Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcısı Pana Film'in de ortakları arasında… Cem Yılmaz onu filmine transfer ettiğine göre diyorum… Hazır oradayken ben Hasan Kaçan olsam Cem Yılmaz'ı Kurtlar Vadisi'ne transfer ederdim.

Çok değil sadece iki bölümde Polat Alemdar'ın karşısına çıksa Cem Yılmaz… Türkiye'de yer yerinden oynar… Promosyona bak!

Haşim Kılıç'a 'Kurtlar Vadi'li UYARI

Haşim Kılıç’ın yerinde olsam kendisine atılan iftiraları ciddiye alırdım... Emre Uslu, Kurtlar Vadisi'ndeki Mizancılardan yola çıkarak Haşim Kılıç'ı uyardı.

Ulusalcı-İBDA-C ilişkisi
Kurtlar Vadisi Pusu’da iktidarı ele geçirmek için uğraşan ve İskender’in emri altında çalışan Mizancılar adlı bir grup var. İskender’in hapishaneden kaçmasını sağladığı bu grup, görünürde İslamcı bir kimliğe sahip ama İslam ile hiç ilgisi olmayan İskender’in darbe yapma isteği doğrultusunda her şeyi yapabilen bir örgüt.
Son günlerdeki Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı yıpratma girişimi nedense bana hep Mizancıları hatırlatıyor. Ergenekon örgütü ile dizideki adıyla Mizancılar arasındaki yakınlık doğrusu beni ürkütüyor.
Şöyle anlatalım: 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde Atatürkçü Düşünce Derneği lokallerinde patlayan bombalar 28 Şubat’ın organizatörleri lehine çalışmış ve halk irtica tehlikesinin acil ve önemli bir tehlike olduğuna o bombalarla “ikna” edilmişti. O bombalarda bu örgütün adı vardı.

Son dönemlere gelindiğinde lokalleri bombalanan ADD’ye yakınlığı ile bilinen ulusalcı gruplarla İBDA-C’nin arası o kadar sıkı-fıkı ki birlikte “medya bombaları” patlatıp karakter infazları yapıyorlar.
Tabii bu iki kesim arasındaki ilişki, operasyonel ilişkiden çok öte bir ilişki.

Şu satırlara bakalım: “Sevgili Gladio; Gerçek LOBİ’yi gizleyip; 2005’ten beri narko-kaçak kaynaklardan beslediğin bir kaç meczup ve şaibeli ismin yanına; AKP-Genelkurmay mutabakatı ile tasfiyesine karar verilmiş küresel planla senkron kadrolara karşı alt kadroların bilinçlenmesini/direncini arttıran bir kaç nitelikli ismi ekleyip torba yapmışsın. Torba’nın üzerine de “Ergenekon” yazmışsın ya yeter.” Bu satırların yazarı Ergenekon operasyonu çerçevesinde tutuklanan Behiç Gürcihan. Gürcihan’ın yazısının ulusalcı yayın organlarında yer almasını beklerdiniz değil mi? Oysa bu yazı Anayasa Mahkemesi Başkanı’na karşı operasyon başlatan “İslamcı” dergide yer aldı.


Bu size tek başına anlamlı gelmiyorsa bir de “İnançlı Vatansever Behiç Gürcihan gözaltında” başlığıyla kapaktan duyurulan şu haberi okuyun: “Aldığımız ‘sıcak’ bilgilere göre, sabah saatlerinde evine İstanbul Terörle Mücadele Ekipleri (Vatanseverlerle Mücadele Ekipleri) tarafından yapılan ‘operasyon’la Behiç Gürcihan gözaltına alınmıştır...” “...Behiç Gürcihan’ı, temsil ettiği kesimin samimisi ve Gerçek bir VATANSEVER olarak gördüğümüzün bilinmesini istiyor; EMPERYALİZMİN KÖPEKLERİ ile olan mücadelesinde gösterdiği ve göstermekte olduğu ‘dik duruş’ için kendisini tebrik ediyoruz!”

Şu satırlar da Gürcihan tutuklandıktan sonra aynı dergide yer aldı: “Açık istihbarat sitesi (www.acikistihbarat.com) sahibi ve kurucusu, emekli Tüm Gen. Sayın Ali İhsan Gürcihan’ın oğlu, anti-emperyalist direnişçi Behiç Gürcihan, ‘işgalci emperyalist ABD belgelerini ele geçirip, yayınlamak’ suçundan tutuklandı.” “...

Vatansever Behiç Gürcihan ne zaman TSK’ya ait ve Türkiye’nin haklarını koruyacak bir belge yayınladı? Hiç kimse böyle bir şey iddia edemez! Behiç Gürcihan, sadece ve sadece AB-D ve İsrail gibi emperyalist güçlerin Türkiye ve Ortadoğu üzerindeki emellerine ait belgeleri yayınlamıştır, bu da gayet tabii bir iştir, her vatanseverin yapması gereken!..”

Şu kapak haberine ne dersiniz: “Kurtuluş Savaşı Gayesine Ermemiştir.” Bu başlık Aydınlık ya da Türk Solu’nda çıkmadı. Terör örgütü listesine yer alan İslamcı grubun bir başka yayın organına ait.

Şu isimler de derginin röportaj yaptığı isimler: Hasan Köni, Behiç Kılıç, Avni Özgürel, Nihat Genç, İdris Arslan (Alparslan Arslan’ın babası), Serdar Akinan, Turan Çömez, Naci Kutluay, Alaattin Parmaksız, Uğur Civelek, Erol Manisalı.

Bilmem belirtmeme gerek var mı: bu derginin devletin terör örgütleri listesinin başında yer alan dinî motifli bir terör örgütünün yayın organı olduğu iddia ediliyor. Bu isimler istedikleri her yayın organına konuşabilirler. Benim merak ettiğim bu derginin ulusalcı duruşları belli olan bu isimleri neden tercih ettiği?

Aynı dergi bu köşenin yazarlarını TSK’ya şikâyet etmişti. O zaman “şu aymazlığa bak devletin ve TSK’nın terör listesinin başında yer alan bir terör örgünün yayın organı bizi TSK’ya şikâyet ediyor. Bu ne cüret diye düşünmüştüm. Yanılmışım.

En sonuncusu Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı hedef alan karakter infazları uzun süredir dikkatimizi çekiyordu. Sistem şöyle çalışıyor: “Mizancıların” dergisinden bir iftira kampanyası başlatılarak bir kişi ya da yayın organı hedef alınıyor. Sonra bu iddia fabrikatörün karanlık dergisinde yer buluyor. En son olarak da merkez medyanın önemli gazeteleri bu iddialara yer veriyor. Merkez medyanın bu iddialara yer verirkenki niyetlerini bilmiyorum ama –bilerek ya da bilmeyerek- bu kumpasın içinde yer aldıklarını söylemem gerekiyor. Bu süreç, bu köşenin yazarları için de aynı şekilde işledi. Taraf için de benzer süreçler devam ediyor. En son olarak da Anayasa Mahkemesi Başkanı hedef alınmış gibi.

Bu örgütü iyi bilen bir dostum “onlar bir dönem birileri tarafından belli bir amaç doğrultusunda kullanılmıştı” dediğinde dumura uğradığımı itiraf etmeliyim. Devletin terör listesinde yer alan bir örgütün bunca girift ilişkisine, ulusalcı yapılarla olan bağlarına ve dahası, dün bombaladıkları dernekle bu gün aynı safta yer almalarına aklım ermiyor.

Haşim Kılıç’ın yerinde olsam kendisine atılan iftiraları ciddiye alırdım...

29 Haziran 2008

sen kimsin lan racon kesiyorsun japon versiyonu

kurtlar vadisi herşeyi ile olduğu gibi sözleri ilede bir fenomene dönüşmüştü.Özellikle kurtlar vadisinin ilk serisinde bu daha çok ön plandaydı.İşte bunlardan biri "racon kesmiyorum kafa kesiyorum " bu söz görüntüylede birleşince büyük bir ilgi uyandırmıştı.
polat alemdar : abin gelecek, süleyman çakır'ın elini öpecek, ona biat edecek.
metin : sen kimsin lan racon kesiyorsun?
diyaloğu ile başlayan bu sahneye japonlardan farklı bir yorumu
video

Entellektüeller vadiyi izliyor

Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ı Necati Şaşmaz'a göre entellektüeller de sıkı takipçileri fakat bunu ısrarla reddediyorlar
MİlyonlarIn sevgilisi Necati Şaşmaz'la, Kurtlar Vadisi'nde Polat Alemdar olarak kullandığı ofisindeki sohbetimiz devam ediyor. Sohbetin bir yerinde Şaşmaz'a entellektüel kişilerin diziyi izleyip izlemediğini soruyorum. Cevabı şöyle veriyor: "Onların izlediklerini biliyorum, ama izlemiyoruz diyorlar. Bunları neye benzetiyorum biliyor musunuz, bize AKP yanlısı diyenlere. AKP, yüzde 42 oy aldı, ama çok kişi o oyu verse de vermedim dedi, o zaman kim verdi bu oyları? Yani bunlar saklambaç oynuyorlar. Bence Kurtlar Vadisi'nin entelektüel seyircisi de aynı oyunun içinde, onlar da saklambaç oynuyorlar." İşte Polat'la röportajımızın son bölümü:
"Ekibiniz çok mu sağlam?"
"Ekibimiz sağlam tabi, bir de senaryomuz çok geniş, bazı bölümler son anda çıkıyor ve her oyuncu, her bölümde oynamıyor, bu nedenle diğer bölümlerde ne olduğunu diğerleri bilmiyor. İnsanlar bu işe bir emek veriyorlar ve bu, emeğin pay edilmesi gibi bir şey, biri çıkıp söylerse, konu yayılırsa, zaten kendisi de rahatsız olurdu. Çünkü bir paylaşım var, herkes payını alıyor; önceden daha sıkıydık, kendi içimizde bile konu sır gibiydi, şimdi daha rahat çalışıyoruz."
"Senaryo ekibiniz

çok farklı diyaloglar yazıyor, konu kadar söylenenler de uzun süre tartışılıyor. Bunlar nasıl kişiler?
"Üç kişilik bir ekip yazıyor senaryoyu, kardeşim Raci var, Cüneyt var, Bahadır var; çok çalışıyor, çok araştırıyorlar, onlar çalışınca da işin tadını artırıyor, farklılık yaratıyorlar. Bizi izlerken yorgun olduğumuzu görüyorsunuz, bedensel yorgunluğun dışında beyin yorgunluğu da var, onlar üç kişilik senaryo ekibi olarak yaşamlarını bu işe adamışlar. Raci yıllardır işin içinde, sonra Bahadır geldi, zaten arkadaştılar, 14 yıldır beraberler, Cüneyt'le de 20 yıla yakın dostluğumuz var, eski bir hâkimdi, istifa ettiÖ Bunlar hiç dinlenmeden öyle sıkı çalışıyorlar ki, ne zaman senaryo çalıştıkları odaya girsem, onların yorgun yüzleriyle karşılaşıyorum. Yani hiç durmuyorlar."
"Senaryo yazanların hepsi kaliteli, eğitimli, piyasa işinden uzaktaki kişiler diyorsunuz. Bunların yazdıklarında çeşitli mesajlar var, onlarınkinin dışında, başka hiçbir dizinin konuşmaları, uyarıları, gazetelere geçmiyor. Verilen mesajları takip ediyorum, her bölümde farklı uyarılar yer alıyor. Yayından sonra tehditlerle karşılaştınız mı? Söylemlerden rahatsız olanlar duygularını iletiyorlar mı?
"Yok, böyle bir şey olmuyor, herkes seviyor zaten..."
"Mesela son hafta, Ömer Lütfü Mete'nin Allahsız Müslümanlar kitabından bir alıntı vardı; size tepki olarak geri döndü mü?"
"Böyle bir şey olmadı, ne bana geldi, ne de senaryo ekibine..."
"Bir de sizin için hükümete yakın deniyor, ama bu söylemler hükümete yakın pek çok kişiyi de rahatsız edecek türdendi... Ayrıca İskender tipi akla pek çok kişiyi getiriyor. Bütün bunlar tehlikeli olmuyor mu?"
"Olmuyor, zaten bu söylediklerinizin bir kısmı ismi geçen kitaptan okunuyor..."
"Allahsız Müslümanlarda gösteriş merakından, kalp kıran, sert tavırlardan söz ediliyor, babanız rolündeki Ömer Baba da bunu doğruluyor, açıklama getiriyordu; yani iş, yalnızca kitaptan bir bölümün okunmasıyla kalmıyordu..."
"Gerçeği söyledikten sonra kimseye söyleyecek şey kalmaz."
"Gerçekler bazen daha çok acıtır."
"Gerçeği söylemek zorundayız, elimizden geldiğince de söyleyeceğiz; gerçekten korkan yalnızca körlerdir."
"Biz körler ülkesiyiz..."
"O zaman, tek gözü olan kral olur."
"Kurtlar Vadisi Irak filmi gösterime girdikten sonra Amerika'ya girmekte zorluk yaşadınız mı?"
"O tarihten sonra Amerika'ya hiç gitmedim. Sharon Stone'un sahnesi için gitmiştim, ondan sonra bir daha gitmedim, ama arkadaşlarım gitti, onlara da bir şey olmadı, yani firma bazında bir sorun yaşamadık."
"Türkiye'nin geleceği konusunda ne düşünüyorsunuz, bir de gençleri sormak istiyorum, ikisi birbirine bağlı... Polat kendini ülkesine adamış biri, benim gençlik dönemimde de gençler ülkesini düşünür, onun için plânlar yaparlardı, herkesin kendine göre bir felsefesi vardı. Kimi sağcıydı, kimi solcuydu. Son yıllarda gençlerden çok umutlu değilim, çok tarafsız, çok ben merkezliler, tabi tümünü söylemiyorum ama..."
"Ben gençlerden umutluyum."
"Apolitik bir gençlik ne yapabilir?"
"Ben apolitik olduklarını de düşünmüyorum; onların, politikanın ne denli provoke aracı olduğunun farkında oldukları için kendilerini politikanın dışında tuttuklarına inanıyorum, ama biz onlara apolitik de diyebiliyoruz... Onların içinde apolitikler de vardır, ama ben inanıyorum ki..."
"Apolitik sözcüğü, biraz yumuşak kalıyor, söz ettiğim kişiler daha çok umursuz, ülkesini değil, o gün buluşacağı arkadaşlarını, gidecekleri alışveriş merkezlerini düşünüyorlar."
"Bence boş anlamında düşünülüyorlar, sizin gibi çok kişi var, ama öyle düşünülseler bile öyle değiller. Yani ilim başka bir şey, irfan başka bir şey. Biz millet olarak irfan sahibiyiz, her ne kadar yanlışlara düşmüşsek de düştüğümüz yanlışlar, maalesef, ilimlerin birinin diğerlerine baskınlığından olmuş, irfanımızın zayıflığından değil... Biz hataları burada yapmışız. Politikanın birleştirici değil ayrıştırıcı olduğuna inanırım. Süreç olarak Türkiye'nin geleceğine bu gençler ne denli yardımcı olur, politik inançları olmadığı için dışta kalırlar dense de, inanmıyorum, gençlerin her şeyi çok iyi kavradıklarını, ama yaklaşmak bile istemediklerini, bir şeylerin belki de yerine oturması gerektiğini, otursun da ben ondan sonra yerimi alayım dediklerini düşünüyorum. Türkiye'nin geleceği için de çok sıkıntılar çektik, millet olarak badireler atlattık. Her insanın nasıl kaderi varsa, ülkelerin de kaderi vardır. Bu da ülkenin kaderidir, bunu yaşıyoruz, hep de yaşamışız zaten... Bulunduğumuz konum itibariyle bir bahçemiz var, içinde de altın rezervleri; size bunun varlığını söylemiyorlar, biliyorsunuz, yine de nerede olduğunu bilmiyorsunuz ve altın dolu bahçede, domates-biber yetiştirmek istiyorsunuz; o zaman da sizin domatesinize, biberinize bile karışıyorlar. Aranızdan bazıları biliyor, aslında politikanın temeli o altın, ama kimse o kadar derine giremiyor. Dışarıdan etkenler de sizi çekiştiriyor."
"Türkiye kendini kurtarabilir mi?"
"Domates-biberle hayır."
"Yani ille de altını çıkaracak."
"Onu, çıkaracak, kullanacak, yani dışarısı bizi değil de, biz dışarıyı kullanacağız... Türkiye'nin kaderinin zor, ama iyi olacağına inanıyorum."
"Dizide ilk dönemde mafyayla bağlantılar vardı, yeni dönemde iş adamlarının dışarıyla tehlikeli ilişkilerini işliyorsunuz. Bunu ilk defa siz ele aldınız, tepki geldi mi?"
"Tepki almıyoruz. "
"Vadi kaç sezon sürecek?"
"Bilmiyorum, ama gittiği kadar gidecek."
"Hiç yeter artık dediğiniz oluyor mu?"
"Hayır."

28 Haziran 2008

Kendini memati zannediyor memati gibi yürüyor, onun gibi konuşuyor.

ANTALYALI kadın garson Sevim Zelyurt, 3 ay önce tanışıp 2 ay önce evlendiği bodyguard eşi Fatih Zelyurt'un "Kurtlar Vadisi" dizisinin oyuncusu "Memati" gibi yaşadığını ileri sürerek boşanma davası açtı.
Kumluca İlçesi'nde tatildeyken 30 yaşındaki Fatih Zelyurt ile tanışan 26 yaşındaki Sevim Zelyurt, iki ay önce nikah masasına oturdu. Antalya Adliyesi'ne gelerek boşanma davası açan Sevim Zelyurt, “Nikah masasına oturduktan bir hafta sonra fark ettim ki adam kendisini dizideki Memati zannediyor. Memati gibi yürüyor, onun gibi konuşuyor. Onun dizideki sevgilisi ne yapıyorsa, bana onu yaptırmaya çalışıyor. Bunun üzerine boşanmaya karar verdim” dedi. Önceki evliliğinden 2 çocuğu olan Sevim Zelyurt, nikahtan sonra eşinin ağabeyi Mustafa Zelyurt'un kendisini uyardığını, fakat onu dinlemediği için pişman olduğunu söyledi.

İki aylık eşinin kendisini ayrılmaması için tehdit ettiğini de öne süren genç kadın, “Psikolojisi bozuk. Annemi, beni ve diğer kardeşlerimi tehdit edip duruyor. Sürekli beni öldüreceğini söylüyor. Hayati tehlikem var” dedi.
Çiftin boşanma davası Antalya Aile Mahkemesi'nde önümüzdeki ay görülecek.

Cem yılmaz mı iskender büyük mü ?


Türk Telekom özelleştirildikten sonra şaha kalktı. Kârını baya bir arttırdıktan sonra, teknolojik yenilikleriyle de hızını arttırıyor, büyümeye devam ediyor. Son yeniliklerinden biri ise ‘‘Videofon’’, yani görüntülü konuşma. Henüz yeni uygulamaya başlamasına rağmen, fazlaca rağbet gördü, tabiri caizse peynir ekmek gibi tüketiliyor. Bu başarısında ise, yürüttükleri büyük reklâm kampanyasının payı çok yüksek.

Bildiğiniz üzere Türk Telekom reklâmları denince ilk akla gelen isim Cem Yılmaz. Videfon’la ilgili reklâmı çok ilgi toplamış olsa da, ben bu başarıda en çok Kurtlar Vadisi dizisinin pay sahibi olduğunu düşünüyorum. Cem Yılmaz henüz reklâmını çekmemişken, izleyicimiz görüntülü konuşmayla Kurtlar Vadisi’nde tanışmış, dikkat bu olgu üzerine zaten çekilmişti. Son birkaç bölümde ise sanki bütün kurgu görüntülü konuşma üzerine kurulmuş gibi. Karakterler her fırsatta bir görüntülü konuşma yapıyor. Dizide görüntülü konuşma yapılan cihazların Türk Telekom’un dağıttığı cihazlarla aynı olması da dikkatimi çekti. Bana sorarsanız Türk Telekom, Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcılarıyla bir anlaşma yapmış ve şirketin adı geçmese de gizliden gizliye bir reklâm söz konusu. Zaten böyle reklâmlar için, her bölümünün izleyici sayısı milyonu bulan bir diziden iyisi düşünülemez. Zaman zaman bazı yazarların kitaplarının reklâmını görmeye alışık olduğumuz Kurtlar Vadisi’nde bakalım Videofon reklâmları ne kadar sürecek.

necati şaşmaz: örnek olmak zorundayım

Kurtlar Vadisi’ndeki Polat rolüyle milyonların gönlünde taht kuran oyuncu Necati Şaşmaz’a göre şöhret güzel ama külfeti de çok ağır
Çengelköy’dekİ Kurtlar Vadisi setinde, milyonların Polat Alemdar diye tanıdığı Necati Şaşmaz’la konuştum; oturup sohbet ettiğimiz salon, Polat’ın odasıydı, eşyalar aynıydı, hatta Şaşmaz da giyim ve görüntü olarak Polat’a benziyordu, ama karşımda başka biri vardı.. Necati Şaşmaz’ı Polat’tan ayıran onun kimliğiydi; özetle, kibar, efendi, sakin, şiddetten uzak biriydi, Polat için de aksini söylemek mümkün değil, ama o bir kahraman, kahramanlar da eğer gerekirse şiddeti uygulayabiliyorlar. Necati Şaşmaz’ın sakin konuşması kadar sesi de farklıydı. Öncelikli olarak şunu söyleyebilirim ki, Necati Şaşmaz, yarattığı Polat Alemdar kimliğine zarar vermekten korkuyor, bir başka korkusu da medya maymunu olmak, bu nedenle özel yaş**, kimliğini, spot ışıklarının, dedikoduların dışında tutuyor.


“Nasıl bu kadar gizli kalabiliyorsun, hem çok ünlüsün, hem de magazin dünyasında, dedikodularda yoksun, bunu başarmak zor olmuyor mu?”
“Ben işimle magazinde olmayı yeğlerim.”

“Baştan çıkmıyor musun, yaşıtların neler yaparken ortalıkta görünmemek, moda denilen mekânlara gitmemek.. Kaç yaşındasın?”
“37 yaşındayım, 71 doğumluyum.”

“Hiç göstermiyorsun, beni bile şaşırttın. Başardığın başka şeyler de var; nasıl şımarmıyorsun, diğer ünlüler gibi gezmek içinden gelmiyor mu?”
“Kurtlar Vadisi Irak döneminde arkadaşlarım bana bir soru sormuşlardı, o dönemin ne kadar ışıltılı, hareketli olduğunu hatırlarsınız... Şimdi Oscar alsan, aklına gelen her isteği yapabilecek durumda olsan, neyi yapmak istersin diye; onlara; Bu odada sizlerle beraber oturmak isterdim, demiştim.”

“Hangi burçtasın?”
“Yay”

“Yay burcu sıçrayıp gider.”
“Sanırım o özelliğimi işimdeki yelpazeye vermiş durumdayım. Ve Necati Şaşmaz’ın attığı adımların, pek çok insana örnek olacağını bildiğimden, kendime pek çok kısıtlama getirmişimdir. Şöhret hayatın sunduğu imkânları arttırıyor ama değerleriniz de bu imkânlar denizinde kaybolup gitmemeniz için sizi frenliyor; birçok insan bunun karşısında psikolojik problemler yaşar.
Senaryoyu sır gibi saklıyoruz

“Kadınlarla erkeklerin dünyaları farklı mı?”
“Sanırım farklı, başka dünyalardayız, ya da aynı dünyadayız da, baktığımız pencereler farklı oluyor.”

“Futbolla ilginiz var mı?”
“Futbolla ilgilenemiyorum. Yıllar öncesinde izlerdim, Türkiye’den Amerika’ya geçmeden önce, şimdilerde milli maç dışında hiçbirine bakamıyorum, zaten vaktim de kalmıyor.”

“Anneniz, Polat’ın annesine benziyor mu?”
“Evet, benziyorlar, fiziki olarak değil, ama benzerlikleri var.”

“Kurtlar Vadisi’nin gelişmeleri çok gizli tutuluyor, eğer şirket açıklamak istemezse kimse bir şey bilmiyor; bu gizliliği nasıl sağlıyorsunuz?”
“Daha önce hiçbir gazetenin yazmadığı, bilmediği haberler vardır, siz buna haber atlatma dersiniz, gün ışığına çıkana kadar, yani siz yazana kadar hiç kimseye duyurmazsınız; işte biz de konuları böyle saklıyoruz.”

27 Haziran 2008

İtirafçıya kurban olayım

Fox'un "kendi üslubu" olan magazin programı "Bizden Kaçmaz"da özel Muro röportajı vardı.
Mustafa Üstündağ'ın oynadığı bu karakter bir nevi "PKK kara mizahı". Üstündağ anlattığı hikâye de bunu doğrular nitelikte. Havaalanında kendisini gören bir Diyarbakırlı vatandaş şöyle seslenmiş; "Kurban olayım itirafçı olmana"!

Memati Fethiye çıkartmasında

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sert karakterli oyuncusu 'Memati' rolündeki Gürkan Uygun, Muğla'nın Fethiye ilçesinde tatil yapıyor. Erkek arkadaşları ile birlikte Ölüdeniz Belcekız sahiline gelen Uygun, tekneyle Kelebekler Vadisi'ni gezdi.

Her yıl Fethiye ve Ölüdeniz'e gelerek tatil yapan Oyuncu Gürkan Uygun bu yılda arkadaşlarıyla beraber tatil için Ölüdeniz'i tercih etti. Gürkan Uygun bir tekneyle Kelebekler Vadisi'ne gitti. Dizideki sert ve kuralcı tavırları ile bilinen Memati, tatil kıyafetleri ve yeni imajı ile ilgi topladı. Ölüdeniz sahillerinde dolaşan Gürkan Uygun'un saçlarını sıfır numara kestirdiği dikkat çekti. 'Sadece işimle gündeme gelmek istiyorum' diyen Uygun, gazetecilerin görüntü almalarına izin vermedi.

26 Haziran 2008

Nevzat Yakısırboy

kurtlar vadisi pusunun komik krakterlerinden nevzat yakışırboy'un dizi dışındaki resimleri ve polat alemdar ile arasında geçen bir diyaloğ.NevzatYakışırbo dizidede nevzat adını kullanıyor.
polat =bize büyük harflerle üzerinde polis yazan çıkartmalar bul.
nevzat =neye göre abi araba tank vs..
polat =helikoptere nevzat.
nevzat =kuyruk numarası ne olsun abi..
polat =PLT olmasın nevzat..




kv-pusu sezon finalini nasıl buldunuz? kurtlar vadisi pusu'nun başka bir kanala transfer olmasını nasıl değerlendirisiniz?

kurtlar vadisi pusu sezon finali vadi fanatikleri arasında tartışmalara yol açtı.Kimileri sezon finalini beyenirken kimileride sezon finalinin 41. bölüm değil 40. bölüm olması gerektiğini savundu.
Bizde bu konuda anket yaptık ve yandaki resimdeki gibi bir sonuç ortaya çıktı.

kurtlar vadisi pusu'nun başka bir kanala transfer olmasını nasıl değerlendirisiniz?

kurtlar vadisi ile ilgili transfer dedikoduları ortada dolaşırken bizde vadi fanatiklerinin bu konu hakkında düşüncelerini öğrenmek için bir anket yaptık.
Anket sorumuz: kurtlar vadisi pusu'nun başka bir kanala transfer olmasını nasıl değerlendirisiniz?
Şeklindeydi ve aşağıdaki sonuçlar alındı anket sonucunda.
showtv veya başka bir kanal fark etmez hangi kanalda olursa olsun izlerim.486 (32%)
showtv de devam etsin. 4168 (55%)
kurtlar vadisi pusu transferden olumsuz etkilenir. 903 (11%)

Doktorlara haksızlık ediliyor

SALI günü gazetelere bir haber yansıdı; Urfa'da bir aile, kalp yetmezliği çeken babalarını hastaneye kaldırdıklarını, doktorların ve sağlık personelinin o sırada Kurtlar Vadisi'ni izledikleri için babalarına ilgi göstermediklerini, bu nedenle öldüğünü söylemiş ve şikâyetçi olmuşlar. Ailenin içi yandığı için onları haklı görebilirim, ama medya bu işin üstüne fazla gidince, sağlık personeline yazık oluyor. Anadolu'daki Türk doktorları insanüstü bir çabayla çalışıyorlar, ama bu türden haberler çıkınca da hedef haline geliyorlar. Doktorlar, diziyi sevebilir, ama bu onları bir insanın yaş** kurtarmaktan uzaklaştırmaz.

memati arog setini ziyaret etti

Cem Yılmaz'ın merakla beklenen yeni filmi A.R.O.G.'un çekimleri halen Afyon'da devam ediyor.

Yılmaz'ın setten herhangi bir görüntü çıkmaması için çaba harcadığı film ile ilgili merak da giderek artıyor.

Ekip bu hafta içinde çekimler için Afyon'dan İstanbul'a gelecek. Sahnelerin uzaması nedeniyle planlanan zamandan önce bitirilemeyen çekimler bir kaç hafta daha uzatıldı.

Taş devri dekorlarının yer aldığı filmde, dekorların görenleri oldukça şaşırtacağı konuşulmakta. Bu arada kostümlerin de sinema izleyenlerini bir hayli etkileyeceği söyleniyor.

Setteki ilginç kaza
Çekimler sırasında sette ilginç bir kaza yaşandı. Filmde rol alan Hasan Kaçan, balık tuttuğu bir sahnede dengesini kaybederek suya düştü. Boğulma tehlikesi geçiren Kaçan'ı set ekibi suya atlayarak kurtardı.

Memati sete geldi
Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Memati'yi oynayan Gürkan Uygun, A.R.O.G.'da doktoru oynayan arkadaşı Zafer Algöz'ü ziyarete geldi. Uygun, Afyon'daki sete helikopterle gelerek bir süre çekimleri izledi.

Bir bilene danışmak gerekiyor

'Doktorlar' dizisi Pazartesi akş** sezon finali yaptı. Ancak son birkaç bölümdür sürdürdükleri korkunç hatayı düzeltmeden seyirciye veda ettiler.
Düşünün ki; dizinin ismi 'Doktorlar' yani tamamen tıp adamlarının ve bilimsel gerçeklerin ele alındığı bir yapım... Ama bunu söylemek için bin şahit ister. Daha ziyade hastane aşklarının anlatıldığı dizide; yapılan hata ise gerçekten utanılması gereken bir durum. Size durumu kısaca özetliyeyim:
Beyin cerrahı Doktor Levent, uzun bir süredir asistan Ela ile birlikte. Bir ayrılıp bir barışan çift, sezon finalinden bir bölüm önce ayrıldı. Ela ayrılmak istediği Levent'e bunun nedenini açıklamadı. Oysaki Ela'nın ciddi bir hastalığı vardı. Ve yıllardır tıp okuyan Ela, bu hastalık yüzünden çocuk doğuramayacağına emin olduğu için Levent'ten ayrılmak istedi. Şimdi gelelim o büyük hataya...
Ela kendi hastalığını şöyle açıkladı; "İnfertelite... Laparoskopik yöntemle yapılan girişim sonucunda rahmimde çikolata kistine rastlandı. Endometriozis hastalığım var. Tüplerim de tıkalı olduğu için benim çocuk sahibi olmam imkansız. Yani ben kısırım." Acaba bunu izleyen kaç kadın geceyi uykusuz geçirdi? çünkü endometriozis diye adlandırılan hastalık; her 5 kadından birinde görülüyor. Tüplerin tıkalı olması ise normal yollarla çocuk sahibi olma ihtimalini sıfıra indiriyor. Ancak iki durumda da çocuk sahibi olmak imkansız değil! Nasıl mı? Adı üstünde tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak mümkün! Üstelik Ela yaşındaki bir kadının çocuk sahibi olması çok da olası... Levent, durumu öğrenince müstakbel eşini teselli etmek için 'tüp bebek tedavisi'ne başlamayı öneriyor. Ancak Ela yine milyonlarca kadını hayal kırıklığına sürükleyecek bir cümle kuruyor; "Tüp bebek tedavisi çok zahmetli ve yıpratıcı bir süreç. Üstelik çocuk sahibi olamama ihtimalimiz de çok yüksek!"
Şimdi bu durumu niye bu kadar ciddiye aldığımı düşünebilirsiniz. Ancak bütün doktorlar çocuk sahibi olmaya çalışan çiftleri aynı konuda uyarıyor; "Tüp bebek tedavisi sürecinde moral çok önemli." Dolayısıyla böyle bir konuyu izleyen birçok hasta olumsuz yönde etkileniyor. Hemen hepsinin içinden ister istemez, "Ya Ela haklıysa, ya gerçekten çocuk sahibi olmamız imkansızsa şüphesi" geçiyor.
Bizim gibi Oktay Kaynarca'nın oynadığı Çakır'ın ardından mevlüt okutulduğu, Didem Taslan'ın 'Yenge' denilerek çantalarının taşındığı bir ülkede çok daha dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü insanımız pekçok şeyi televizyondan öğreniyor. Hele ki reytinginiz bu kadar yüksekse, bir bilene danışmak şart!

SENDE MI POLAT

ATV KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

“ SENDE MI POLAT? ” , “ ASIL KURTLAR VADISI İSTANBUL GECELERI. ”Başlığı ile ATV 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :

“ Dizide çatışmaların içine girer ,en tehlikeli katillerle boğuşur ama Polat ALEMDAR’a kolay kolay bir şey olmazdı.Ne var ki yılbaşı akşamı çıkan bir tartışmanın ortasında kalan Polat yani Kurtlar Vadisi’nin baş rol oyuncusu Necati ŞAŞMAZ basında yer alan iddialara göre yumruklardan kendisini kurtaramadı.(Ekranda yazı:Sen de mi Polat? Asıl Kurtlar Vadisi İstanbul Geceleri.) Kurtlar Vadisi kavga ,gürültü ve silah sesleri altında süren bir dizi.Ama dizi oyuncuları gerçek hayatta hiçte sanıldıkları gibi değil.Arkamdaki otelin içindeki bir restoranda yılbaşı gecesi ilginç bir kavga yaşandı.Dizide asla el kaldırılamayacak Polat Alemdar bir kavganın içinde buldu kendisini.Dizinin eski oyuncularından Müge Ulusoy,yine aynı dizide Laz Ziya ‘nın kızını oynayan İpek Tenolcay ve Necati Şaşmaz’ın ağbisi aynı zamanda Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci ŞAŞMAZ aynı masada yeni yılı karşılamaya hazırlanıyorlardı.İlerleyen saatlerde Ulusoy’un iki arkadaşı daha masaya oturdu.Bu iki kişi alkolünde etkisiyle yan masadaki bir grupla kavga etmeye başladı.İddiaya göre olay şöyle gerçekleşti:Polat Alemdar yani Necati Şaşmaz iki grubun arasıdaki bir kavganın ortasında kaldı ve yumruklardan oda nasibini aldı. Yani dizide yan gözle bile bakanın ocağını kurutan Polat ALEMDAR gerçek hayatta öyle pataklanmıştı ki yediği yumrukla burnundan su gibi kan akmıştı. Lokanta yöneticileri kavganın varlığını doğrulamalarına rağmen ŞAŞMAZ’ın olayla ilgisi bulunmadığını öne sürdüler.Şimdi herkes bugün Amerika’ya giden Necati ŞAŞMAZ’ın yapacağı açıklamayı merakla bekliyor.”

M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/9 Es., no.lu KARARI :

“ Davanın kısmen kabulü ile ………………..MANEVİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİNE…..”

POLAT YENİ YILA DAYAKLA GİRDİ

MİLLİYET KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

“ POLAT YENİ YILA DAYAKLA GİRDİ “ , “ KURTLAR GAZİSİ ”

Başlığı ile MİLLİYET GAZETESİ 05.01.2005 Tarihli sayısının 1. ve 2. sayfalarında yapılan Haber :

“ Kurtlar Vadisinin sert çocuğu “Polat’ı canlandıran Necati ŞAŞMAZ, yılbaşı gecesi dayak yedi.Kavgada Şaşmaz’ın burnu kanadı.” , “ Kurtlar Vadisi’nin Polat’ı Necati ŞAŞMAZ, yılbaşı gecesi gittiği Margaux’ta bir tartışmanın ortasına düştü.Yediği yumrukla Şaşmaz’ın burnu kanadı.……………………”

M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak BAĞCILAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/10 Es., 2006/450 kar. no.lu KARAR ÖZETİ :

“…….. Ancak ilgi odağı olan film baş oyuncusu Polat rolünü oynayan davacı M.Necati ŞAŞMAZ’ın gerek tanıklar İpek TENOLCAY,Müge ULUSOY ve Nevzat YAKIŞIRBOY ‘un ifade örnekleri ve gerekse sunulan yakın çekim fotoğraflarına göre yazıda belirtildiği şekilde her hangi bir dayak yemediği, tanık beyanları ile davacının yılbaşını arkadaşlarıyla kutlamaya gittiği yerde her hangi bir olay olmadığı, değil yumruk yediği ve burnunun kanadığı , olayın hiç oluşmadığı, davacının arkadaşlarını kutlayıp çıktıktan sonra olayın olduğu, olay anında davacının olay yerinde bulunmadığı, böylece toplumda ilgi odağı olan bir baş rol oyuncusunun hakkında yazılan yazı gıyabında olan olayların gerçeğe aykırı bir şekilde yazıldığı, ayrıca Türk Toplumunda dayak yemenin küçültücü ve taciz edici bir mana taşıdığı bilindiğinden , bu çerçevede yapılan yayının hukuka aykırı olduğu, yayınının sınırsız olamayacağı , her ne kadar Anayasanın 28. maddesinde yayın hakkının ilkeleri güvence altına alınmış ise de , öte yandan Medeni Kanununun 24 ve 25. maddeleri ile Borçlar Kanununun 49. maddesi hukuka aykırı yayının sorumluluk gerektirdiği ve sınırlar koyduğu görülmüştür.

Durum böyle olunca, davacının muhatap olmadığı bir olaydan dolayı sanki davacının yılbaşı kutlamalarında varmış gibi ve çıkan bir olayda dayak yemiş gibi yayın yapılması ve bundan üzüntü duyması tabi bir olgudur. “
…………………….
Açılan davanın ……………… YTL.sinin KABULÜ ile……”

KURTLAR VADİSİ’NDE TAHLİYE BUNGUNLUĞU/ BULANIKLIĞI/ ŞAŞKINLIĞI/ PİŞKİNLİĞİ

YENİ AKTÜEL KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

YENİ AKTÜEL DERGİSİ 28/2006-4 24-30 OCAK 2006 SAYISI 20. ve 21. Sayfalarında PERİHAN MAĞDEN tarafından yazılan “ KURTLAR VADİSİ’NDE TAHLİYE BUNGUNLUĞU/ BULANIKLIĞI/ ŞAŞKINLIĞI/ PİŞKİNLİĞİ “ başlıklı yazı :

““ Yani manşetin bu olduğu gün; Haluk Kırcı/ Oral Çelik/Abdullah Çatlı ve tabii Uluslararası Katilimiz, Milli Değerimiz Mehmet Ali Ağca’nın karışımı, onların televizyon dizisine uyarlanmış kopyası Sanal Katil Polat Alemdar….”,

“ Devletin Esas Katilleri’nden ilhamlanarak yaratıklandırılan bu Sanal Katil, bu milli davaların adamı Polat Alemdar için bunca ayılıp bayılacaksınız, 1 gün onu oynayan kazmaya katlanması karşılığında 800 bin doları cebe indiren 2 oyuncuyla 10-15 dakika röportajlayabilmek için Los Angeleslar’a uçacaksınız, …….“,

“ Necati Şaşmaz 1 Muasır Medeniyet Ülkesi’nde komodin, dolap, baston filan olabilirdi.Bu ülkede açıkgöz Bahadır Ağbisi alıp onu Pinokkatil yaptı. Ağzını hala tam kapamayı öğrenemese ve yüzünden IQ yoksunluğu aksa da, süper 1 halt oldu diyelim.”,

“ İşte şimdi biri ( Sanal Kardeşi ) pek yakında sinemalarımızda : Irak’ta devlet için son bir operasyonda.(Ya da bu reklam geliriyle sondan 18 bin önceki adam öldürme seansında.) “



M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak KADIKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/33 Es., 2006/216 no.lu KARARI, YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 2006/13022 Es. 2007/14569 Kar. No.su ile BOZULMASINA karar verilmiştir.Özetle ;

“ Dava konusu yazının bütünlüğü göz önünde tutulduğunda , esas itibariyle güncel bir konuya ilişkin olduğu; bu bağlamda, davacının rol aldığı dizi ile canlandırdığı karakterin eleştirildiği görülmektedir.Basının, kamuoyunu bilgilendirme ve ötesinde kamuoyu oluşturma hakkı çerçevesinde ; karşı görüş, düşünce ve eleştiride bulunabilmesi olağan kabul edilmelidir.Ancak, bu hakkın kullanılmasında; yayının konusu ile kullanılan sözler arasında düşünsel bağlılık anlamında öz ile biçim dengesi korunmalıdır.Yayın doğru olsa da ve kamu yararı bulunsa bile; üslup uygun değilse , aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı ise hukuka uygunluktan söz edilemez……. Şu durumda, yayın hukuka aykırıdır….. Mahkemece , davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir.Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın , yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA….”

MAFYA BABASI BARDA DAYAK YEDİ

CINE 5 KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

“ KARİZMA YERLE BİR “, “ KURTLAR GAZİSİ ”, “ MAFYA BABASI BARDA DAYAK YEDİ “
Başlığı ile CINE 5 TV 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :

“ Mafya babasına dayak!Kurtlar Vadisi’nin gözüpek ,etrafına dehşet saçan babası Polat Alemdar gittiği barda dayak yedi! Mafya babası barda dayak yedi! (Alt yazı:Kurtlar Gazisi!) İzlenme rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisinin kabadayısı Polat yılbaşı gecesi eğlenmeye gittiği barda çıkan kavgada dayak yedi.(Ekranda Kurtlar Gazisi yazısı görünmeye devam ediyor) Dizide Polat Alemdar karakteriyle ülkenin tüm baronlarını dize getiren ortalığı yakıp ,yıkan Necati ŞAŞMAZ yılbaşı gecesi Raci ŞAŞMAZ ve bazı oyuncularla eğlenirken çıkan kavgada aldığı yumrukla burnu kanadı.Olayı doğrulayan işletmenin müdürü,kavganın başka bir masada çıktığını söyledi ve Necati ŞAŞMAZ’ ın burnunun yaşanan arbedede isabet eden bir yumruktan dolayı kanadığını belirtti.Dizide yaptıklarıyla hayranlarının büyük beğenisini kazanan Polat ALEMDAR yaşanan bu olayla karizmasını çizdirmişe benziyor ”

M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/8 Es., 2005/290 kar. no.lu YARGITAY’CA ONANAN KESİNLEŞMİŞ KARAR ÖZETİ :

“ …Kullanılan slogan ve sözler davacının kişilik haklarına aykırılık oluşturmaktadır.Davalı yanca , yapılan haber gerçeğe uygun bulunmalıdır.Kurtlar gazisi, Polat dayak yedi gibi ibareler kişinin toplum önündeki şeref ve haysiyetini zedeleyici bir nitelik taşımaktadır.Gazi kelimesinin içerdiği anlam kurtlar gazisi dizilişinde kullanılmak suretiyle aşağılayıcı , küçültücü bir imaj ortaya konmak istenmiştir.Davalı, davacının dizide rol aldığı karakteri ile gerçek hayattaki kişiliğini özdeşleştirme yoluna gitmiş olup, buna hakkı bulunmamaktadır…..

Davacının kişilik haklarının hukuka aykırı olarak saldırıya uğraması sebebi ile, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların durumu, sıfatı, iştigal ettikleri makam ve kamu huzurundaki konumları ile diğer sosyal ve ekonomi değerler de dikkate alınarak davacıda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir miktar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin olarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur…..”

KURTLAR VADİSİ-İRAN”, “POLAT’I ROMEO’YA ÇEVİREN AŞK

TAKVİM KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

TAKVİM GAZETESİ 04.06.2006 Tarihli sayısı 1.ve 2.sayfalarında “ KURTLAR VADİSİ-İRAN”, “POLAT’I ROMEO’YA ÇEVİREN AŞK!” başlıkları ile, 05.06.2006 Tarihli sayısı 1.ve 2.sayfalarında “POLAT ALEMDAR İÇİN AŞK ESTETİĞİ”, “ POLAT İÇİN ‘ OPERASYON ’ “ başlıkları ile , TAKVİM GAZETESİ 06.06.2006 Tarihli sayısının 2. sayfasında “ ELNAZ’A SUS EMRİ ” başlığı ile yapılan Haberler :

“ KURTLAR VADİSİ – İRAN Vadinin Polat’ının son sevgilisi İranlı Yazar- BELGRAD ORMANLARI’NDA RANDEVU , POLAT’I ROMEO’YA ÇEVİREN AŞK ! Kurtlar Vadisi’nin Polat’ı Necati Şaşmaz, gönlünü İranlı güzel Elnaz’a kaptırdı.İkili sık sık 5 yıldızlı otellerde ve Belgrad Ormanı’nda buluşuyor, OLAY KİTABIN YAZARI, GALADA TANIŞTILAR “ başlıkları ve “ Kurtlar Vadisi Irak ile Türkiye-ABD ilişkilerini bozan vadinin Polat’ı yani Necati Şaşmaz, bir krize daha neden olacak.Çünkü Şaşmaz, bu kez de “ İnternette Hayali Sevişmeler “ kitabının İranlı yazarı Elnaz Pirayesh ile birlikte.İkili, Belgrad Ormanları’ndaki pansiyonlarda sık sık buluşuyormuş….”

“ Polat Alemdar İçin Aşk Estetiği-Necati Şaşmaz’ın başrolünü oynadığı Kurtlar Vadisi-Irak filminin galasında tanışan ikili, evlenmeyi planlıyor-KURTLAR Vadisi’nin yıldızı Necati Şaşmaz’a gönlünü kaptıran İranlı manken Elnaz Pirayesh , “ aşk estetiği “ oldu.Sevgilisi için kalçalarını dolgunlaştırıp silikon taktıran Pirayesh, “ Polat’la birlikte yakında İran’a gideceğiz.”Ailemle tanışacak “ dedi.-Polat İçin Operasyon-İranlı manken Elnaz, sevgilisi Necati Şaşmaz istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırdı.- Elnaz, sevgilisi istediği için Kadıköy’de özel bir hastanede silikon taktırdı ve kalçalarını dolgunlaştırdı.Elnaz, ameliyat sonrası Takvim’e aşkını anlattı.NAZARDAN ÇOK KORKUYORUZ-ŞAŞMAZ’ın İran’a gidip ailesiyle tanışmak istediğini belirten Elnaz, “ Ama annem hemen öyle beni isteyene vermez” dedi.Elnaz, birbirimize aşığız.Ama nazar değmesinden korktuğumuz için aşkımızı göz önünde yaşamak istemiyoruz”

“Elnaz’a Sus Emri- Yaklaşık 4 aydır Necati Şaşmaz ile aşk yaşayan Elnaz’a sevgilisinden sus emri : “Artık konuşma”.- NE YAPACAĞINI ŞAŞIRDI-“VADİ” nin Polat’ı Necati Şaşmaz gerçek hayattada dizideki gibi emirler yağdıran bir isim çıktı. Yaklaşık 4 aydır gizli aşk yaşadığı “İnternette Hayali Sevişmeler” isimli kitabıyla tanınan İran’lı manken Elnaz Pirayesh ile gizli gizli aşk yaşayan Polat aşkı su yüzüne çıkınca ne yapacağını şaşırdı.- POLAT: “İNKAR EDECEKSİN”- ŞAŞMAZ’ın Takvimin haberi sonrası Elnaz’ı arayarak “Bu konuda konuşma. Birlikteliğimizi inkar edeceksin” diye emirler yağdırdığı iddia edildi. Elnaz sevgilisinin bu talimatından sonra konuşmaktan kaçındı.Bu arada Elnaz sevgilisi istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırmıştı.”

M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak KADIKÖY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/202 Es., 2007/81 kar. no.lu KARAR ÖZETİ :

“…….Dava konusu haberlere gelince, davacı tanınmış bir sinema sanatçısı olup, özel hayatındaki mazbut, ağırbaşlı ve dengeli yaşamı ile haklı bir beğeni kazanmıştır.Oysa yayınlanan haberlerde yukarıda verilen ölçüler dışına çıkılarak davacının bir sevgilisi olduğu, aşk ilişkisinin devam ettiği ileri sürülmektedir.04.06.2006 tarihli Takvim Gazetesi’nin 1. ve2. sayfalarında “ Kurtlar Vadisi İran,Vadinin Polat’ın son sevgilisi İranlı yazar-Belgrad ormanlarında randevu, Polat’ı Romeo’ya çeviren aşk “ Kurtlar Vadisinin Polat’ı Necati Şaşmaz gönlünü İranlı güzel Elnaz’a kaptırdı.İkili sık sık 5 yıldızlı otellerde ve Belgrad Ormanında bulunuyor.Olay kitabın yazarı, Gala’da tanıştılar.Başlıkları ile yer almıştır.Yine 5.6.2006 tarihli Takvim Gazetesinin 1. ve 2. sayfalarında devamla… Polat Alemdar için aşk estetiği…. Aşkımızı göz önünde yaşamak istemiyoruz… şeklinde yayınlanmıştır.Adı geçen bayanın resmi (izni alınmaksızın) basılarak haber somutlaştırılmıştır.

Haberlerin içeriği ve ileri sürülüş biçimi ile hukuka aykırıdır.Haberin veriliş biçimi ve içeriği , sansasyon, fazla sürüm, rekabet gibi amaçlarla kaleme alındığı anlaşılmaktadır.Kaldıki haberin kendisi doğru olmayıp hayal mahsulüdür.

Davacı, tanınmış bir kişi olmakla birlikte, medya önüne çıkmamakta, sade ve sakin bir yaşam ile beğeni toplamıştır.Kişiliği bu şekilde belirlenenlere karşı gerçek dışı yayınlarla davacının manevi kişiliğinin zarara uğradığı kabul edilmelidir.Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, iştigal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da dikkate almalıdır.Miktarın belirlenmesinde taktir hakkını doğru olarak kullanılmasında hak ve menfaat kurallarına uygun hüküm kurulması TMK’nun 4. maddesi gereğidir.

…………………………

Mahkememiz hukuka aykırı eylemler nedeniyle davacı lehine…………….YTL. manevi tazminatı uygun görmüş , fazlaya ilişkin talebin reddi ile aşağıdaki hükmün tesisine karar verilmesi gerekmiştir.

POLAT YILBAŞI GECESİ DAYAK YEDİ...KURTLAR GAZİSİ


FLASH TV KARARI

M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında

“ POLAT YILBAŞI GECESİ DAYAK YEDİ...KURTLAR GAZİSİ “
Başlığı ile FLASH Televizyonu 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :

“ Kurtlar Vadisinin Polatı’nın yılbaşı gecesi karıştığı kavgada burnunun kırıldığı ortaya çıktı.(Alt yazı:Polat yılbaşı gecesi dayak yedi..KURTLAR GAZİSİ) Kurtlar Vadisi dizisinin babası Polat karakterini iyice benimseyen Necati ŞAŞMAZ gittiği barda kavga çıkardı. Necati ;Şaşmaz abisi ve dizinin yapımcısı yan masadaki müşterilerle kavgaya tutuştu. Kavgada karşı taraftan bir kişi başına vurulan şişeyle yaralandı. Polat’ın bu tavrı “kendilerini iyice mafya sanıyorlar “ yorumlarına neden oldu. ”

M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak BEYOĞLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/12 Es., 2005/395 kar. no.lu YARGITAY’CA ONANIP KESİNLEŞEN KARAR ÖZETİ :

“ ….Diğer bir anlatımla basın olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir.Nevarki basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir.Yayınlarında gerek Anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse Medeni Kanunun 24,25 ile Borçlar Kanununun 49. maddelerinde düzenlenen ve yine özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması zorunlu ve gereklidir.

………………….

Tüm bu anlatılanlardan anlaşılacağı üzere orta yerde basın özgürlüğüyle açıklanması mümkün olmayan , doğrudan doğruya davacının kişilik haklarına ağır bir saldırı teşkil eden olgu vardır.Davacı olayın olduğu tarihlerde Show Tv adlıkanalda yayımlanan (Kurtlar Vadisi) adlı dizinin başrol oyuncusudur.Bu dizinin ülke genelinde izlenme rekorları kırdığı, dosyada dillendirilmesine gerek görülmeyecek şekilde bilinen bir husustur.Davacının geniş halk kitleleri yanında sempati ve sevgisinin olduğu şüphesizdir.Bu dizi ile ilgili günlük gazetelerde , dergilerde, radyo ve televizyonlarda verilen haberler bilinmektedir.Nitekim davalının bu yayından sonra dosyaya konulan gazete küpürlerinden anlaşıldığı üzere köşe yazıları çıkmıştır.Tüm bu sebeplerle davalı tarafın bu gerçek dışı haber ve görüntüleri üzerine, davacının mesleki ve ekonomik geleceği ile ilgili kaygı duyması da doğaldır.Aslında haberde davacının kişiliği ve dizide canlandırdığı kişilik ile alay edilmektedir.O halde davanın esasta haklı olduğunun kabulü gerekir.

KURTLAR VADİSİ IRAK isimli Sinema Filmi, T.RACİ ŞAŞMAZ ve Bahadır ÖZDENER hakkında


VATAN 2 KARARI

VATAN İKİ GAZETESİ 28.02.2006 Tarihli sayısında MUTLU TÖNBEKİCİ tarafından Sayfa 9’da “ KURTLAR VADİSİ DEĞİL DÜPEDÜZ SALAKLAR VADİSİ “ başlıklı yazı :

“ ….Kurtlar Vadisi Irak uzun zamandır seyrettiğim en ‘gülünç’ film.ABD ordusuna girmeye vazgeçirmekten ziyade , Türkler’in ruh sağlığından ve herhangi bir şeyi yüzlerine gözlerine bulaştırmadan yapabilme yeteneklerinden şüphe ettirmeye hizmet eden bir film. “,

“ Milliyetçi bir film çekilmez demiyorum, pek ala yapılabilir de bu kadar dangalakça şeyler yapan ‘ kahramanlarla’ nasıl övüneceğim bir türlü bilemiyorum.”,

Filmdeki Türk’lerin alayı sersem farkındaysanız.Akılları basit çocukça intikamlardan başka bir şeye çalışmaz,…..Ucube Şov’a çıkacak kadar çirkindirler,….hesapta özel timci olan ama aslında düpedüz mafya olan birinden yardım isterler….O da kimseden emir almadan kendi başına ancak bir orta 2 öğrencisinin aklına gelecek kadar zeka seviyesi düşük planlar yapar…
Üstelik de beceriksizdir! “,

“ Çuvalın intikamını almaya çalışmak başlı başına gerzekçe bir şeyken bir de yöntemlere bakar mısınız?vah vah vah…”,

“ Türkler teröristtir,üstelik en beceriksizinden ! mesajı mıdır bizi bu kadar mutlu eden,…..”,

“ Bana göre Amerikan düşmanlığından ziyade düpedüz Türk düşmanlığı yapılmış filmde.Birisi ‘ hadi Türk imajını yerle bir edecek bir film çekelim ‘ dese bu kadar feci bir
şey yapamazdı.Yabancı bir filmde Türk karakterleri olarak Polat Alemdar’ı, Memati’yi veya Abdulhey’i görsek ‘Yuh amma abartmışlar’ derdik.Biz bu kadar çirkin, bu kadar aptal, bu kadar beceriksiz değiliz diye isyan ederdik.Türkler terörist değildir , terör yapmazlar diye hop oturup hop kalkardık. “

“...Filmin zeka kırıntısı taşıyan yegane paragrafı buydu ve çok komik ama tam da denilen oluyor yine.Filmin Türkler’i gerzek olarak göstermesine alınmıyoruz da Almanya’da yasaklanmaya kalkılmasına alınıyoruz! ”

T.RACİ ŞAŞMAZ ve Bahadır ÖZDENER adına Davacı olarak KADIKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/66 Es., 2006/307 no.lu YARGITAY’CA ONANMIŞ KARARI ;

“ …….Davalı taraf eleştiri hakkını kullanırk, “ bu kadar dangalakça şeyler yapan ‘ kahramanlarla ‘ nasıl övüneceğim bilemiyorum “ , “Filmdeki Türkler’in alayı sersem farkındaysanız “ diyerek, davacı tarafın kişilik hakkını ihlal etmiştir.

Salak : Ahmak, budala, bön, aptal; dangalak ise akılsız , düşüncesiz, anlamındadır. Ancak kişiyi aşağılamak için kullanılır.
Yazı tümü incelendiğinde , hakarete amiz sözlerin dışında eleştiri sınırları içindedir.Hakarete amiz sözler söylemeden de basın eleştiri hakkını rahatlıkla yapar.
Yapılan yargılamaya , toplanan delil durumuna göre “ düpedüz salaklar vadisi “ , yapanların “ salakça , dangalakça “ eser yaptığının ima edilmesi davacıların kişisel haklarına saldırı olduğundan , ……. YTL. davalı Bağımsız Gazeteciler Yayıncılar A.Ş.’den ,…..YTL. MUTLU TÖNBEKİCİ’den dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacı T.Raci ŞAŞMAZ’a verilmesine , fazlaya dair talebin reddine, ……….YTL. davalı Bağımsız Gazeteciler Yayıncılar A.Ş.’den ,…..YTL. MUTLU TÖNBEKİCİ’den dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacı Bahadır ÖZDENER’e verilmesine , fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanatine varılmıştır….”

25 Haziran 2008

kurtlar vadisinin sevilen oyuncularından neco tekrar baba oluyor.

Bir süre önce 33 yıllık eşi Oya Germen'den ayrılarak yeniden evlenen Neco'nun 3. çocuğunun da kız olacağını söylemesi üzerine kızı Ayşe Özyılmazel ilginç saptamada bulundu.

Gülben Ergen'in atv'deki Sürpriz programına konuk olan Ayşe Özyılmazel, Televizyon Gazetesinin aktardığı haberde, İdil Erke ile evlenen ve 3. çocuğunu bekleyen babası Neco'ya 'Maşallah' dedi.

Programa telefonla bağlanan babası Neco, 3. kez baba olacak olmanın heyecanını paylaşırken Ayşe Özyılmazel de yeni kardeşiyle ilgili düşüncelerini "Şu anda bir şey hissedemiyorum. Görmem lazım. Heyecanlıyım aslında biraz da. Maşallah babama diyorum" şeklinde ortaya koyarken Neco'yu ve ekran başındakileri de güldürdü.
BABAM ERKEK İSTİYOR ASLINDA!

3. kez kız babası olmaya hazırlandığını söyleyen Neco'ya kızı Ayşe Özyılmazel, "Babam erkek istiyor, devamlı erkek olmuyor, yine kız" deyince Neco itiraz etti. "Nereden çıkarttın bunu Ayşe?" diyerek canlı yayında kızına çıkışan Neco'ya kızı da "Biliyorum ben ne istediğini" şeklinde yanıt verdi.

"Hadi hadi. Medyatik tarafıyla konuşuyor şimdi" diyen Neco, birkaç ay sonra dünyaya gelecek olan kızına ne isim koyacağını henüz netleştirmediğini söyledi ve "Ama mutlaka Zeynep ve Ayşe gibi güzel Türk kadını ismi koymak istiyorum" dedi

KURTLAR VADİSİ PUSU SAYESİNDE MURAT 124'LERE YÖNELİK TALEP ARTTI

Bir Zamanların Gözde Otomobili Murat 124'ler "Kurtlar Vadisi Pusu" Dizisinde "Muro" Karakteri Tarafından Kullanılınca Yeniden Talep Görmeye Başladı.

Bir zamanların gözde otomobili Murat 124'ler "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde "Muro" karakteri tarafından kullanılınca yeniden talep görmeye başladı.
Beyşehir Sanayi Sitesi'nde vinç operatörü olarak çalışan Mevlüt Karakullukçu da tutkunu olduğu Murat 124 model otomobilinden vazgeçmeyen az sayıdaki isimlerden birisi. 1976 model otomobiline gözü gibi bakan Karakullukçu, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde ekranlara gelince 'Hacı Murat'lara olan ilginin yeniden arttığını söyledi. Dizi filmde "Muro" karakterinin Murat 124'ü kullanması üzerine kendi aracının camına da "Hacı Muro" yazdıran Karakullukçu, bu yüzden aracına olan talebin arttığını dile getirdi.

Diziyle birlikte bu modellerin yeniden gözde haline geldiğini anlatan Karakullukçu, "Beyşehir'de de çok sayıda Murat 124'ün hurdaya ayrılması nedeniyle az sayıda kullanıcısı var. Bu kullanıcılardan bir tanesi de benim. 1976 model otomobilime gözüm gibi bakıyorum. 32 yaşına rağmen nazar değmesin, hala 'tık' demiyor. Biniyorum ve satmayı düşünmüyorum. Ama, dizi filmiyle bu modeller yeniden gündeme gelince alıcısı arttı. Ben de aracımın camına diziden etkilenip 'Hacı Muro' yazdırınca, talep ikiye katladı.

'Satılık mı?' sorularından bunalınca çareyi aracımın camına ikinci bir yazı yazmakta buldum. 'Talep çok satılık değildir' yazısını görenler artık böyle bir soru yöneltmiyor" dedi.

Murat 124 tutkunu Karakullukçu, geçtiğimiz yıl satın aldığı ve bir yıldır bindiği aracının piyasada 1,5-2 bin YTL arasında satılmasına rağmen dizi filmde ekranlara gelmesinin ardından piyasasının yükseldiğini belirtti. Aracını satması halinde 5 bin YTL fiyat verenlerin olduğunu da belirten Karakullukçu, "Benim gözümde değeri çok büyük. 10 bin YTL de verseler satmayı düşünmüyorum. Otomobilim orjinalliğini muhafaza ediyor, benimle birlikte yaşlanmaya devam edecek" şeklinde konuştu.

Öte yandan, Beyşehir Sanayi Sitesi'nde oto kaportacılığı yapan Musa Şahin, hurdaya ayrılmasına rağmen hala Konya ve ilçelerinde binilmeye devam edilen Murat 124 model otomobillerin zaman zaman tamirini yaptığını belirterek, "Meraklıları hala bu model otomobillere binmeye devam ediyor. Günümüzde nostalji olmasına rağmen bu model otomobillere binmeyi ayrı bir zevk olarak gören tutkunları var. Onlara tavsiyemiz; aracını modifiye ettirmeyip orijinal hali ile binmeleridir. Şu anda 'Hacı Murat' olarak da bilinen bu modellerin tamirinde karşılaştığımız en büyük sıkıntı; yedek parça sorunudur. Yedek parçası artık piyasada olmadığı için bu modeller arızalandığında çaresiz kalıyoruz, ama bir yolunu bulup soruna çözüm bulmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

24 Haziran 2008

günlük hayattaki ceto resimleri

kurtlar vadisi pusu muro ile birlikte süper bir ikili oluşturan çetonun dizi dışındaki bir kaç resmi.




Hastayı bırakıp Kurtlar Vadisi izledi

ŞANLIURFA'da, 56 yaşındaki Halil Ataş, kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren eşi 42 yaşındaki Fethiye Ataş'ın, yanlış tedavi uygulaması ve hastanede doktor ve hemşirelerin `Kurtlar Vadisi' dizisini izleyerek, ilgi göstermemesi nedeniyle öldüğü iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Hayati Harrani Mahallesi'nde oturan Fethiye Ataş, 22 Nisan'da rahatsızlandı. Soğuk algınlığından yakınan Ataş, eşi Halil ve çocukları tarafından Balıklıgöl Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Bronşit teşhisi konulan 11 çocuk annesi Ataş, ilaç tedavisi verilip, evine gönderildi. İlaçlarını kullanan Ataş, 26 Nisan'da kontrol için götürüldüğü aynı hastanede iyileşmeye başladığı belirtilince rahatladı.
Ataş, bu kez çocukları tarafından sık kalp şikayetleri nedeniyle Kardiyoloji Servisi'ne götürüldü. İddiaya göre, Dr. Mehmet Hakan Öncel'in muayene ettiği Ataş'a, tetkikler sonrası `Kalpte Sağ Yetersizlik' teşhisi konulup, ilaç tedavisi verildi. İlaçları kullandıktan birkaç gün sonra vücudunda şişlikler oluşması ve nefes almakta zorlanınca kentteki özel bir tıp merkezine götürüldü. Burada da bronşit teşhisi konulan ve vücudundaki şiş nedeniyle karaciğerinde sorun bulunabileceğinden şüphelenilen Ataş, tahlil için bu kez Şanlıurfa Devlet Hastanesi'ne gönderildi. Tahliller sonrası, hastanın kalpten kaynaklanan problem nedeniyle karaciğer damarlarında aşınma tespit edildiği belirtilerek, Kardiyoloji Servisi'ne gösterilmesi gerektiği belirtildi.

Bu tetkik üzerine, Fethiye Ataş, 8 Mayıs'ta, yeniden Balıklıgöl Devlet Hastanesi'ne gidip, Dr. Mehmet Hakan Öncel'e muayene oldu. Hastanenin Kalp Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan Ataş, 44 gün sonra yaşamını yitirdi.

AİLEDEN SUÇLAMA

Ataş ailesi, Fethiye Ataş'ın ölümünden Balıklıgöl Hastanesi Kalp Yoğun Bakım Servisi'nin doktor ve hemşirelerini sorumlu tuttu. Eşinin yoğun bakım ünitesine yatırıldığı ilk gece fenalaştığını, ancak, doktor ve hemşirelerin `Kurtlar Vadisi' dizisini izleyerek, hastaya müdahale etmediğini ileri süren Halil Ataş, şunları söyledi:

"O gece doktor hastanede yoktu, nöbetçi hemşireler Leyla Bilgiç ile Ebru Yılmaz doktoru telefonla arayarak hastanın fenalaştığını, acil müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Doktor hastaneye gelmeyerek, telefonla hemşirelere talimat verip ağrı kesici yapılmasını söyledi. İğne yapan hemşireler odaya geçip `Kurtlar Vadisi' izlemeye başladılar. O saatlerde eşim iyice fenalaşarak, ölümle pençeleşmeye başladı. Hiç kimse müdahalede bulunmadı. Gece saat 03.00 civarında eşimi yoğun bakım servisinden çıkarıp başka bir odaya aldılar ve ölüme terk ettiler. Eşim yalnız başına kaldığı odada fenalaşınca biz bağırmaya başladık. Acil servisteki doktorlar gelerek, kalbi duran eşime, şok cihazı bulunmamasından dolayı elle kalp masajı yaptılar ve hayata döndürdüler. Daha sonra da, doktorlar hayati tehlikesi bulunduğu için eşimi Harran Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk etti. Bu süre zarfı içerisinde Dr. Mehmet Hakan Öncel hiç gelmedi. Eşim, hastaya müdahale etmek yerine `Kurtlar Vadisi' dizisini izleyen hemşirelerle, doktorun ihmali neden oldu. Başkalarının da canının yanmaması için doktor ve hemşireler hakkında savcılığa şikayette bulundum."

Suçlanan Dr. Mehmet Hakan Öncel ise, iddiaların asılsız olduğunu belirtip, "Fethiye Ataş, sağ kalp yetmezliği sonucu gelen, hayati tehlikesi bulunan, riskli bir hastaydı. Hemen yatırılmasını istedik. Hasta yakınları yatış istemiyordu. Israrımız üzerine hastayı yatırdık. Yoğun bakım ünitesinde kaldığı sürede kalbi durmuştu. Müdahale ile hayata döndürüldü. Ardından Tıp Fakültesi'ne gönderildi. Hasta yakınları sık sık görevli doktorları rahatsız ediyor, cihaza bağlı hastayı odadan çıkarıp sigara bile içiriyorlardı. Sonuçta biz elimden geleni yaptık, bize yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.

Ataş'ın cenazesi, ailenin şikayeti nedeniyle yapılan otopsinin ardından Sağlık Köyü'nde toprağa verildi.

23 Haziran 2008

kurtlar vadisi pusu asparagaz haberleri

Bugün sizlerle paylaşabileceğim yeni bir kurtlar vadisi pusu haber olmadığı için acaba ne yazsam diye düşünürken spor ve magazin basınımızın çoğu kez yaptığı sallama haber yapma fikri aklıma geldi.Ama bizim yapacağımız haber onlarınki kadar profesyonel olmayacak çünkü bizim insanları kandırmak gibi bir derdimiz yok amacımız sadece biraz eğlenmek.

ADRİAN LİMA MURO İLE AŞK YAŞADIĞI DEDİKODULARINA CEVAP VERDİ
Dünyanın en seksi kadın ünvanın elinde bulunduran adrian lima muro ile aralarında çıkan aşk dedikodularına muronun resmini önünde cevap verdi.Muro ile çok önceden tanıştığını ve muro ile çok iyi arkadaş olduğunu dile getiren adrian lima ben muronun oyunculuğuna aşığım bundan ötesi yok dedi.Muro sinema filminde oynaması konusunda bir teklif gelirse cevabınız ne olur sorusuna, bu kariyerim için önemli bir dönüm noktası olacağından bu fırsatı değerlendirebileceğini kaydetti.














POLATIN YENİ SEVGİLİSİ BEN OLMALIYIM
Victory beckham kurtlar vadisini her hafta takip ettiğini ve fanatik bir polat alemdar hayranı olduğunu ve vadi yer almak istediğini gazetecilerle paylaştı.Vadide hangi rolü istediği sorusuna ise fiziksel olarak özgü namal çok benzediğini, polat alemdarının sevgilisi rolünü başarabileceğini bu fiziksel benzerliklten dolayı seyircide fazla bir tepki oluşmayacağını dile getirdi.





BU PARİS GİRDAP GÜLÜM
Paris hilton mematinin söylediği bu şehir girdap türküsünü çok beğendiğini eğer bu türküye bir klip çekilirse sevese oynayacağını söyledi.Ayrıca son bölümde gamzenin intihar etmesi olayından sonra
mematinin sevgilisi rolünün teklif edilmesi halinde, düşünmeden kabul edeceğini ve sharon stone'dan daha çok ilgi çekeceğine, emin olduğunu dile getirdi.

22 Haziran 2008

Muro'nun geçmişi, hayalleri ve aşkı

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde “Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle tüm Türkiye’yi ekrana kilitledi. Hal böyle olunca dizinin yapımcıları Muro ve Çeto’nun hikayelerini sinema filmi yapmaya karar verdi. Bu röportajda aslında iki hayatı okuyacaksınız. Bir yanda devrimci Muro’nun geçmişini, hayallerini ve aşkını okurken, diğer yanda ona hayat veren Mustafa Üstündağ’ın yaşamına tanıklık edeceksiniz.
Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez ama etrafı insan sevgisiyle dolu ücra bir köyünde doğmuş Muro. Bir gün cevizleri bölüşme kavgasından muhtarın oğlunun kafasını yarmış ve kendisini dağda bulmuş. Komprador uşaklarına karşı profesyonel devrimci olmuş. Sonrası mı? Kendisini ezilen halkı için örgüte adamış. Ve ortaya izleyenleri gülmekten kırıp geçiren Muro çıkmış.

Muro’nun tek seçeneği örgüttü!

Muro nasıl bir çocukluk geçirdi?
Her ezilen halkın çocuğu gibi yokluklar, acılar içerisinde, Anadolu’nun ücra bir köyünde doğdum. Zaten nerde doğacaktım ki? Burjuva mıyım ben Brüksel’lerde Cenevre’lerde, adı sanı bilinen beş yıldızlı otel gibi hastanelerde doğayım! Bizde çocukluk olmaz. Doğarsın, büyürsün, ezersin yahut ezilirsin. Benim topraklarım çocukluğu yaşatmaz ama ölene kadar içinde o çocukluğu yaşatır. Misal ben, yedisinde nasıl bir Muro’ysam yetmişimde de o Muro olacağım.

Devrimcilik nasıl düştü içinize?
Topladığım cevizleri arkadaşlara dağıtmak isterken, egemen gücün köydeki temsilcisi muhtarın oğlu her zamanki gibi savaş halinde yenemediği beni masa başında yenmeye çalıştı. Bana “Sen vuramadın, cevizlerin hepsi benim” dedi. Oyunu kuran kurmuş. Sen ister vur, ister vurma, her zaman son söz işbirlikçi komprador uşağı muhtarın oğlunun... Ulan oğlum, cevizleri eşit olarak bölüşsek ve bütün köyün çocukları yese n’olur? Olmaz... Öyle mi? O zaman senin kafanı ceviz yapar, dağıtır, yeriz diyerek, taşı koydum kafasına...


Sonra ne oldu?
Ben ne bileyim muhtarın oğlunun kanı pekmez gibi akarken, bunun bir başkaldırı ilanı olduğunu... Sen misin Muro, muhtarın oğlunun kafasını yaran? Muhtarın oğluna yapılan eylem muhtara, yani devlete yapılmış kabul edildi. İlk defa bu yüzden dağa kaçarken, “Oğlum Muro, bu iş böyle gitmez, ya bu düzen değişecek ya da sen bu düzenin çarkları arasında ceviz gibi dağılıp gideceksin” dedim. Uzun çözümlemelerim sonucu profesyonel devrimci olmaya karar verdim!


Peki örgüte nasıl girdiniz?
Ne demek nasıl girdim? Nereye girecektim ya? Futbol kulübüne mi, dans kulübüne mi ya da lambada kulübüne mi gidip kıvırtma yapacaktım? Muro’ya tek seçenek kalmıştı. Örgüt! Peki hele bir sor? Neden?
Neden?
Bu soruyu çok sordum kendime. Yılların devrimciliğiyle şöyle çözümleyebildim: Orada bana, taktik bilgime, stratejik birikimime ve lider kişiliğime ihtiyaç vardı. Halkımın çocuklarını sahipsiz bırakamazdım.

Ama örgütle aranızda anlaşmazlıklar da oluyor...
Haksızlığın olduğu yerde Muro’nun başkaldırısı vardır. Ne yani örgütün metinleri ve liderleri kutsal mı? Örgüt olmuş basketbol takımı, beş kişi. Altıncıyı sahaya sürmüyorlar, üçlük sayı atacak benim gibi bir sürü devrimci var ama “Git tribünde otur” diyorlar. Yav gardaşım sayıyı çoğaltın bunu futbol takımı yapın ve 11’e çıkarın deriz. Cevap yok. Çünkü Muro kadroya girerse, emperyalistlerle şike olmayacak, teşvik primi alınmayacak, devrimci mücadele silahsız yapılacak, demokratik süreç işletilecek.

Peki sizin bir lideriniz var mı?
Liderden bahsediyorsak, Lenin, Mao, Marks’ı unutmamak lazım. Burjuva çocuğu olmasına rağmen, Marks’ın yoldaşı Engels’i de analım. İlk okumaya başladığımda hayretler içersinde kaldım, meğer muhtarın oğluyla yaşadığımız sorun sadece benim sorunum değil, bütün insanlığın sorunuymuş.

Muro’nun bir günü nasıl geçer?
Bir burjuva esprisiyle cevap vereyim: Az uyku, çok çalışma. Ha, ha, ha... Nalet olsun, bu burjuvalar kadar yalancı, sembollerle konuşan, popüler kültür kölesi insan grubunu ömrü hayatımda görmedim. Evet uykusuz kalıyorlar. Gardaşım o kadar gezersen, gündüz; kafelerde, brunchlarda, akşam; barlarda diskolarda dağıtırsan, tabii az uyursun. Ezilmiş halkımızı köle gibi çalıştırıyorlar, parasını bunlar yiyor. Neyse gelelim bana. Bir günüm kimi zaman baykuş gibi düşünceli, kimi zaman bir kanarya gibi cıvıl cıvıl neşeli geçiyor. Devrimci de sıradan bir insandır. Yani öfkesiyle, neşesiyle, hüznüyle ve tabii aşkıyla...

Aşk demişken, Muro’nun aşk hayatı nasıl?
Bir devrimci uykusuz, silahsız, yoldaşsız, aç, susuz kalabilir ama aşksız asla? Aşk, önce çocukluğumuzda ağzımıza aldığımız leblebi tozunu havaya umarsızca püskürtmektir... Siyah önlüğü giyip, lastik ayakkabıları ayağına çekip ilkokulun yolunu tuttuğunda ise, dört kişinin oturduğu sırada seni bir sürpriz bekliyordur. Adı da Fidan’dır..

Demek ilk aşkınızın adı Fidan’dı...
Fidan bir körpe ağaç, dağda yeşeren bir nevruz çiçeğiydi... Ama onun başına da her Fidan’ın başına gelen geldi. Muhtarın oğlu ödedi başlık parasını, kızı koluna taktı. Yani Fidan’ın köküne baltayı vurdu.


Peki Fidan’ı unutabildiniz mi?
Bu devrimci hayatım boyunca, nice ihanetleri, savaşları, mücadeleleri unuttum. Hâlâ o muhtarın oğlunun kolunda giderken, dönüp bana o kocaman siyah sıpa gözleriyle bakıp adeta Muro, beni bu zalimin ellerine verme diyen o anı unutamadım.


Sevdiğinizi muhtarın oğlunun kapmasına nasıl razı oldunuz?
Söz verdim, bundan sonraki Fidan’ları emperyalist, burjuva düzenine yedirtmeyeceğim. Yav şimdi benim niye yaramı deştiniz. Mecbur bir dörtlük, sekizlik aklıma geliyor: “Daşa verdim yanımı, toprak emdi kanımı, Azrail’e can vermezdim, canan aldı canımı. Oy dağlar, sümbüllü bağlar hey... Elinde altın şamdan, perdeyi kaldır camdan, al hançeri vur beni, ben usandım bu candan.”

Sinema filmi herkesi çok güldürecek
Muro’ya hayat veren Mustafa Üstündağ bugüne kadar pek çok dizi ve sinema filminde oynamış. Ama onun kariyerini zirveye taşıyan kahraman Muro olmuş. Oyunculuk, önümüzdeki sezon Muro filmiyle beyazperdede de izleyeceğimiz Üstündağ’ın çocukluk hayaliymiş...

Bir dizide oynadınız ve hayatınız değişti. Muro size ne kattı?

İşimi severek yaptım ve karşılığını aldım. Galiba doğru yerde, doğru zamanda ve doğru insanlarla karşı karşıya geldik. Muro’dan insan sevgisinin ne kadar değerli bir şey olduğunu öğrendim.


Muro sinema filmi oluyor. Nasıl bir film izleyeceğiz?
Cezaevinden çıkan Muro ve Çeto, devrimi köyden başlatmak için köylerine dönüyorlar. İlk planları evlenip yuva kurarak örnek birer devrimci olmak. Oysa muhtar Muro ve Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendiriyor. Muro ve Çeto’nun devrim ütopyalarını gerçekleştirebilmeleri için kadınları bulup boşanmaları gerekiyor. Bunun için İstanbul’a geliyorlar ve başlarına gelmeyen kalmıyor. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalıyorlar. Bu film insanları çok güldürecek.


Nerede büyüdünüz?
Mersin’de. Yazın sıcaktan üstümüz çıplak gezerdik. Zaten esmer olduğum için kapkara olurdum. Arkadaşlarım bana Kökler dizisinin zenci kölesinin adını takmıştı. Lakabım Kunte Kinte’ydi. Üç kişilik bir ailemiz vardı. Annem, babam ve ben. Ne yazık ki, ablamı 9 yaşındayken kaybettik.

Başınız sağ olsun. Ablanız neden vefat etti?
10 aylık bebekken ateşlenmiş, doktora götürmüşler. Menenjit teşhisi konmuş ve yanlış tedavi uygulanmış. Ablam 9 yaşına kadar bitkisel hayatta kaldı. Benim 5 yaşıma girdiğim sabah vefat etti. Ondan sonra da hiç doğum günümü kutlamadım.


Yaramaz bir çocuk muydunuz?
Sakınan göze çöp batar diye düşünerek ailem beni sokakta büyüttü. Ama geceleri odada yalnız kaldığım için kendi kendime kurmacalar üretip, hayali oyunlar oynuyordum. Bu da bir süre sonra gerçekmiş gibi oldu. Yalan söylemeye başladım. Ama bunlar pembe yalanlardı...

Oyunculuğunuzun temelleri o günlerde mi atıldı?
Oyuncu olmasam yalancı olacaktım galiba. (Gülüyor) Küçükken bana ne olacaksın diye sorduklarında “Hacı olacağım” derdim. Bir yerde beyaz elbiselerde hacı kafilesi görüp özenmiştim. Lisede oyuncu olmak istedim. Babamın çalıştığı cam fabrikasında kirvem tiyatro yapıyordu. Ona özendim ve oyuncu oldum.
Popüler olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Bu karakter bana çok şey kattı. Kötü yanı ise artık rahat olamamak. Deniz kenarı beni çok mutlu ediyor, ama lanet olsun cep telefonlarına kameraları yerleştirenlere ki, her yerde görüntüleniyorsunuz.

Annenizin size Muro diye seslendiği doğru mu?
Annem Muro’yu çok sevdi. Bana “Aaa Murom gelmiş” diyor. Annem benim en büyük hayranım.


Nalet olsun Çeto sevgime
Sizi hep Çeto’yla tartışırken görüyoruz. Ne olacak sizin sonunuz?
İşte bir muammanın ortasındayız. Her şeyi bilebilirim, çözümleyebilirim ama bu Çeto’nun ne yapacağını bırak ben, Kozmoz bile bilmiyor. Nalet olsun, Çeto kaygan bir balık, eline alırsın tutamazsın, suya atarsın ağını parçalar, olta atarsın ille o takılacak başka balığa bırakmaz.

(Çeto duramıyor ve burada söze giriyor...)
Çeto: Aşkolsun başkanım, yani beni o kadar yaratık arasında balığa benzettin. Teessüf ederim...
Muro: İyi o zaman Çetin, sen kendini tanımla.
Çeto: Başkanım nasıl Muro kelimelere sığmazsa, Çetin de kelimelerle tarif edilemez.
Muro: Israr etsek Çetin?
Çeto: Israr derken başkanım?
Muro: Kafana sıktırtma Çeto, kendini anlat işte. Bak anan da okuyacak bunu.
Çeto: Anamın okuması yok ki başkanım.
Muro: Niye paraları tek tek biliyor, hele yüz bin lira diye yüz lira ver alıyor.
Çeto: Parayı bilir başkanım...
Muro: Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.
Çeto: Teşekkür ederim başkanım...

Gamze ölümüm bikiniden olmayacak

Didem yenge!
Kurtlar Vadisi'ndeki rolüyle hayatı değişen Didem Taslan, "Bikini giyerse diziden çıkartılacak" iddiasına yanıt vererek, "Dizideki kaderimi, bikini değil Türkiye'nin gündemi belirleyecek" dedi. Didem, dizinin meraklılarının kendisine "Yenge" demeye başladığını başladığını da söyledi.

Bikini değil gündem öldürecek
Memati'nin sevgilisini oynayan Didem Taslan'ın kaderini bikinili fotoğrafları değil Türkiye gündemi belirleyecek....

Kurtlar Vadisi'nde Memati'nin sevgilisi 'Gamze'yi oynayan Didem Taslan, bikinili yakalanırsa senaryo gereği öldürülerek, diziden çıkarılacağı haberleriyle gündeme gelmişti...

Haberleri yalanlayan Didem Taslan, "Gamze'nin yaşayıp yaşamayacağını bikini değil Türkiye gündemi belirleyecek" diyor. Türkiye'nin en çok tartışılan dizisi Kurtlar Vadisi'nde oynamayan oyuncu neredeyse kalmadı. Sık sık birileri ölüyor, diziye yeni bir oyuncu katılıyor. Dizinin en vazgeçilmez karakterleri bile senaryo gereği öldürülüp diziden çıkarılırken izleyici, karakterleri adeta gerçek kabul edip onlar için cenaze töreni bile düzenliyor. Dizideki oyuncu sirkülasyonu tartışılırken oyuncuların özel hayatları nedeniyle diziden çıkarıldığı ya da yapımcılarla anlaşmazlığa düştüğü için diziden uzaklaştırıldığı iddiaları da gündemden eksik olmuyor.

VADİ'DE ESEN AŞK RÜZGARLARI
Dizi bu sezona aşk ve ihanet dedikodularıyla başlamıştı. Polat Alemdar'ın yeni aşkını canlandıran Nefise Karatay'ın, gerçekte de Alemdar'ı oynayan ve dizinin yapımcısı olan Necati Şaşmaz'la birlikte olduğu, ancak Nefise'nin haberci Cüneyt Özdemir'le aşk yaşaması nedeniyle senaryo gereği öldürülüp kadrodan çıkarıldığı konuşulmuştu. Diziden çıkarıldığı için çok üzüldüğü söylenen Nefise Karatay'ın yakın arkadaşı Didem Taslan da dizide en sevilen karakterlerden Memati'nin sevgilisi Gamze'yi canlandırmaya devam etti. Dizideki en heyacanlı aşk Memati ile Gamze'nin aşkı oldu. Gamze'yi canlandıran Didem Taslan geçen hafta "Bikini giyerse ölecek" haberleriyle gündeme yansıdı.

'YENGE, AĞABEYİMİZ DUYMASIN'
"Memati'nin kendisini terk etmesi üzerine bileklerini kesen Gamze ölecek mi? Memati ne yapacak?" gibi sorularla sezona veda eden dizinin nasıl devam edeceği ve Gamze'ye ne olacağı belli değil. Haberleri reddeden Taslan, "Yapımcılardan böyle bir uyarı almadım. Bikini de giyerim dizide de oynarım" derken oyuncuların özel hayatına dikkat etmesi gerektiğini doğruluyor. Bunun sebebinin dizi karakterlerinin izleyiciler tarafından gerçekmiş gibi algılanmasına bağlıyor. Taslan'ın sokakta yürürken "Yenge! Memati ağabeyimiz burada olduğunu biliyor mu?" gibi tepkiler alması da dizinin ne kadar ciddiye alındığını ortaya koyuyor. Didem Taslan erkek kuzeniyle yolda yürürken bile eleştiriliyor.

Poşetlerimi taşıyorlar !
Kurtlar Vadisi, Didem Taslan'ın hayatını değiştirmiş. Mesela artık poşet taşımıyor. Alışveriş poşetleri 'Aman yenge Memati ağabeyimiz bizi öldürür, biz taşıyalım' diye elinden alınıyor.

Bikini haberlerinin aslı astarı nedir?
Ben böyle bir açıklama yapmadım. Hatta şirket de sordu 'Söyledin mi böyle bir şey?' diye, 'Yok' dedim. Haberi yapan arkadaşın yorumu. Zaten takip edenler bilir, dizide herkes ya vuruldu ya kaza geçirdi... Her şey belirsiz. Çünkü yaz dönemine girdik, merak olsun ki; 2 ay sonra insanlar merakla ekran başına dönsünler. Kurtlar Vadisi'nin bir özelliği var: Kimin ne zaman başına ne geleceği belli olmaz. Ana karakterlerden biri de gidebilir. Böyle bir şey yok! Mayo kataloğu da çekebilirim. Ama işlerimde şirkete mutlaka soruyorum, işlerimi uygun görüp görmediklerine göre seçiyorum... Ben hayatım boyunca hep bikini giydim, podyumda çalışırken de giydim. Çok ortalıklarda dolaşmadım ama hiçbir zaman kaçma söz konusu olmadı. Bikini de giyerim, diziye de devam ederim...

O zaman neden böyle bir söylenti çıktı?
Kurtlar Vadisi'ndeki karakterler gerçek gibi algılandıkları için uyulması, dikkat edilmesi gereken şeyler var. Ama bu anlamda zaten benim hayatım çok düzgün olduğu için bir sorunum yok.

Ne olacak peki intihar eden Gamze'nin durumu?

Her şey belirsiz şu an... Bu neye bağlı? Tamamen onların kafasındaki senaryoya bağlı. Ben çekim yaparken yarın çekeceğimin ne olduğunu bile bilmiyorum. O kadar günlük geliyor ki... Çünkü gündeme göre yazılıyor. Çekim günü öğreniyorum ne olacağını. Eğer aşk baskın gelirse... Bu aşk baskın gelmeli... Bir de bizim sitemizde yorumlara bakıyorlar, kim ne kadar sevilmiş, kime insanlar düşkün. Gelen gündeme göre... 1 ay içinde kimin devam edeceği, etmeyeceği belli olacak.

Dizide Gamze bir manken-oyuncu. Mafya ve manken ilişkileri de gündemde...
Kim hayatta sahiplenilmek istemez ki, hangi kadın reddeder? Ama ben duygusalım, daha soft olsun isterim...

Gamze ve Memati aşkında Tuğba Özay olayına gönderme var mı?
Hayır kesinlikle yok. Memati her kadını beğenmeyecek bir erkek. O yüzden gözönünde olan, herkesin beğendiği dikkat çekici bir kadını seçiyor kendisine. Bu yüzden kadının mesleği manken ya da oyuncu olmuş olabilir.

Yanınızda bir erkekle gördüklerinde verilen tepkiler özel hayatınızı nasıl etkiliyor?
Bu benim işim ve işim önce gelir, istemeyen gider.

Yanımda erkek görseler bile sitem ediyorlar
Bu benim hayatımın en önemli projelerinden biri,benim hayalim. Oyunculuk benim ruhumda var,oyunculuk için yaratılmışım. Bu dizinin şöyle bir olayıvar: Yaş, cinsiyet, meslek ayrımı gözetmeden herkesizliyor, bırakın izlemeyi bu diziyi gerçek hayat gibi yaşıyorlar. Bunu bana söylediklerinde inanmamıştım,içine girince gördüm. İnsanlar daha önce de tanıyorlardı ama şimdi Gamze Didem Taslan oldum. Bir yere gidiyorum; "Yenge, Memati ağabeyimiz biliyor muburaya geldiğinizi?" diyorlar."Bilmese ne olur?" diyorum,"Olur mu?" diyorlar. "Mematiağabeyimiz bizi öldürür alayım poşetleri" diye poşetlerimi taşıyorlar. "Gamze yenge; bileklerin iyileşti mi, hastaneden ne zaman çıktın?"diyorlar. Kurtlar Vadisi o kadar önemliymiş ki bunuşimdi anlıyorum. Ama hiçşikayetçi değilim.

Ceto rolünde oynayan Şefik Onatoğlu'nun ilk ekran macerası Beyaz Show ile başlamış


Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Muro'nun adamı Çeto rolünde oynayan Şefik Onatoğlu'nun ilk ekran macerası Beyaz Show ile başlamış...

Skytürk'te Cengiz Semercioğlu'nun Full Ekran programına konuk olan Şefik Onatoğlu, Televizyon gazetesinin aktardığına göre, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde çok dikkat çeken Çeto karakterinden önce, Beyaz Show'daki skeçlerde de oynadığını söyledi.

Ekranlar ilk olarak Beyaz'ın programında gelen Şefik Onatoğlu, Çeto olarak tanınmadan önce daha çok güldürü programlarında yer almış. Onatoğlu, "Beyaz Show'da skeçlerde oynuyorduk biz. O zaman Beyaz, skeçleri kendisi yapmayacaktı, başkaları yapacaktı, öyle bir karar alınmıştı. Bir kaç bölüm sonra kaldırdılar. Show'un içinde, program devam ederken, onu izleyen ve eleştiren 3-5 karakter vardı. Kimi Beyaz'a karşı, kimi yanında olan tiplerden birisi de bendim. Geçen yıl yayınlanan Güldür Bakalım programında da yardımcı oyuncu olarak katılmıştım" dedi.
YILDIRIM DA REKLAM DA OYNAMIŞ
Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Muro, Çeto ve Yıldırım üçlüsünden Yıldırım'ı canlandıran Eray Türk de bir reklam filminde oynamış. Türk, Kayahan'ın eşiyle birlikte oynadıkları ekmek makinası reklamında fırıncının çırağı rolüyle ilk kez ekranlarda göründüğünü söyledi.

21 Haziran 2008

Kurtlar Vadisi’nin oyuncuları dizi tatile girince soluğu saunada aldı.

Havlu ve peştemalli poz veren Abdülhey, Güllü ve Nevzat ‘Aman karizma bozulmasın. Polat Abi de görmesin’ dedi

İLGİYLE izlenen Kurtlar Vadisi dizisinin gözde oyuncularından Kenan Çoban (Abdülhey), Erhan Ufak (Güllü Erhan) ve Nevzat Yakışırboy (Nevzat) yaz tatilinin de ayrılmaz üçlüsü olma yolunda. Yoğun çalışma temposundan çok yorulduklarını söyleyen ünlü oyuncular Bakırköy Sauna’da görüntülendi. İş dışında da sürekli görüştüklerini ve iyi dost olduklarını anlatan Abdülhey, Güllü Erhan ve Nevzat fırsat buldukça saunada ter attıklarını söyledi.

AĞABEYİMİZ KIZABİLİR
DİZİDE canlandırdıkları karakterden dolayı saunada görüntülenmekten çekinen oyuncular ‘Aman karizmamız bozulmasın, ayrıca Polat Abi görürse hiç iyi olmaz’ demeyi de ihmal etmedi.

Özgü'nün teslim olduğu an

ÖZGÜ Namal, üzerine yapışan "haylaz kız çocuğu" imajından kurtulmak ve yapımcıların gözünde rol portföyünü genişletmek için bir süredir imajını "seksi" makyaj darbeleri ile tazelemeye çalışıyordu. Giyim kuşamından, medyaya verdiği röportajlara kadar bu değişimi insanların gözünün içine sokmak için didinip, duruyordu. Ama gelin görün ki, "Axess Kızı" kampanyası bütün bu planlarını alt üst etti. Hele son reklamda "erkek lise öğrencisi" olarak sözlüye kalktığı an, bütün bu imaj yenileme çalışmalarının köküne kibrit suyu döktü. Görünen o ki, reklamveren, Özgü'ye bu elbiseyi biçmiş. O artık; şakacı, haylaz, "mahallenin zıp zıp kızı" olarak ekrana gelmek zorunda. Bünyesinde oyunculuğun tüm renklerini barındırmasına rağmen -ki Mutluluk filminde bunu fazlasıyla gösterdi- ekranda sarı-beyaz enine çizgili "cezaevi üniforması" giymeye mahkum edildi. Özgü gibi yetenekli bir oyuncunun bu prangayı kırmasının tek yolu "kendine özgü" kalması. Bunun için de baştan çıkarıcı ve göz alıcı reklam tekliflerine karşı, oyunculuk kariyerini gözlerine siperlik yapması şart.

memati kaset çıkarmalı

Kurtlar Vadisi: Pusu'nun vazgeçilmez karakteri Memati'nin son bölümdeki berduş hallerine fon olan şarkı herkesin dilinde. Son günlerde internet sitelerinde en fazla indirilen şarkılardan biri olan "Bu Şehir Girdap Gülüm"ü, Memati rolünde izlediğimiz Gürkan Uygun söylüyor. Ben gelecek yıl, Memati'den "Gamzedeyim deva bulmam" ı bekliyorum. Malum, onu eroinden daha fazla kendinden geçiren sevgilisinin ismi Gamze ya, o yüzden... Eh madem repertuar işine soyunduk, öyleyse Memati'ye bir kaç sipariş daha vereyim: Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım, Pencere açıldı Bilal Oğlan Piştov Patladı ve Keskin Bıçak'ı da yeni sezonda Memati'den mutlaka bekliyorum. Bir de ciddi eleştiri: Gürkan Uygun keşke gerçek nikahını sezon finalinden sonraya erteleseydi. Eminim, benim gibi pek çok izleyici için magazin sayfalarına ve programlarına yansıyan hafızalardaki gerçek nikah görüntüleri, Memati'nin inandırıcılığını törpüledi.

20 Haziran 2008

devrimin üç atlısı full ekrandaydı

muro, çeto ve yıldırım arkadaş dizi dışındaki ilk defa bir televizyon programında canlı olarak bir araya geldi .Keyifli bir sohbetin olduğu programda oyuncular ve kurtlar vadisinin geleceği hakkında birçok bilgi edindik.
 

Sitemiz Hakkında

Merhabalar. Kurtlarvadisipusu08.com bir değişim hareketi içine girmiş bulunmaktadır. Artık siz kurtlar vadisi severler için daha iyi bir hizmet vermeye çalışacağız.Bu şekilde Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu hakkında daha iyi bilgiler alabileceksiniz.